Norveç: Doğanın Ana Vatanı

Fiyortlar Gemi Turu

Norveç’in fiyortlara açılan kapısı Bergen’den 1 Mayıs-30 Eylül arası her sabah 08.30’da hareket eden ve Norveç’in en uzun fiyordu olan Sognefjord rotalı gemi, yaklaşık 5,5 saat sonra Flam köyüne varıyor. Tekneden Flam’da iniyor olmanın en harika yanıysa aynı gün dünyanın en güzel tren rotalarından biri olan Flam treni tecrübesini de yaşayabilecek olmak.

Flam Dağ Treni Turu

Flam Treni, doğal güzellikleriyle tanınan Flam Vadisi yolunda, unutulmaz bir deneyimdi. Yaklaşık 45 dakika süren bu yolculuk için aldığımız bilette yer numarası yoktu ve gelişigüzel beğendiğimiz yerlere oturduk, yani cam kenarlarına. Flam’da başlayan ve Myrdal’da son bulan bu özel trende vadileri ve şelaleleri içeren bir çok olağanüstü doğal güzelliğin arasından yol aldık. Fiyort gemisiyle geldiğimiz Flam’dan Myrdal’a Flam Treniyle geldik ve yaklaşık 2 saat süren farklı bir tren yolculuğuyla Bergen’e geri döndük.

Fiyortlarda Kano

Norveç Fiyortlarını görmek istiyorsanız gemi turu yapın derler. Gemi turu iyi hoş da, siz sağınıza solunuza bakınırken doğa etrafınızdan yüksek hızla geçip gidiyor. Sognefjord'da yaptığımız gemi turu bizi kesmeyince fiyortların havasını solumak ve doğasını özümsemek için küreklere asıldık. Bergen'den Voss'a trenle ve Voss'dan Gudvangen'e kano turunu satın aldığımız Nordic Ventures’ın transfer aracıyla gittik. Karada kısa bir briefingin ardından kanolarımız suya itildi ve işte hafızalarımızdan silinmeyen o büyüleyici görüntü tam karşımızdaydı. Sağlı sollu yemyeşil ve başı dumanlı tepelerin, dağların arasından fışkıran şelalelerin ve neredeyse elimizle dokunabileceğimiz kadar alçalmış bulutların sunduğu muhteşem bir manzara vardı. 10 kişilik bir grupla yaklaşık 1 saat fiyortlarda kürek döndürdükten sonra yol üzerinde öğle yemeği molası verdik. Kanoları kıyıya bıraktık ve barbekü şeklindeki öğle yemeğimiz hazır olana kadar etrafta biraz dolaştık. Yüksek vadilerdeki şelaleler, ormanda yürüyüş, üzerine basmamaya özen gösterdiğimiz büyük kırmızı mantarlar ve diğer her şey baş döndürücüydü…

Bergen

Norveç’in Fiyortlara açılan kapısı Bergen temel hareket noktamız oldu. Bergen’i kendimize merkez alarak tüm gezilerimizi buradan yaptık. İstanbul’dan Bergen’e direk uçuş yok. İyi ki de yok. Oslo’dan iç hat uçakla Bergen’e gelebilirsiniz fakat daha güzel bir opsiyon var. Tren! Oslo-Bergen treni yaklaşık 6 saat sürüyor. Biz bu yolculukta bir an bile gözümüzü kırpmadık. Camın kenarında tepesi dumanlı dağları, şelaleleri, yemyeşil köyleri seyredaldık. Bergen Limanı’nın karşısındaki sıra sıra dizilmiş renkli Hansa evlerinin bulunduğu bölge UNESCO tarafından 1980 yılında Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Çok nostaljik bulduğumuz bu evlerin hemen karşısındaysa meşhur Bergen balık pazarı bulunuyor. Somon balığını bir deneyin derim. Biz aşırı iyi bulmadık…

Floyen Tepesi

Bergen’i gezdik dolaştık yağmurunu da tattık. Güneş battı batacak, Floyen Tepesi’ne çıkmadık demeyelim dedik ve fünikülerle 5 dakika sonra tepedeydik. Şans bizden yanaydı… Tepedeki bulutlar anında dağıldı ve güneş batmaya başladı. Gökyüzü mosmor. Arkamızda 2 adet gökkuşağı rengârenk bize bakıyor. Sırt çantamızda biraz içki ve çerez stoğumuz olduğunu hatırlayarak kendimize oturacak keyifli bir köşe bulduk ve anın tadını çıkarmaya koyulduk.